Avrupa Veri Koruma Otoritesi Çalışanların  Aşı ve Antikor Verileri Tutulamaz Dedi

52

Covid-19 pandemisi kademeli normalleşme adımlarıyla birlikte özel ve kamu sektörü fiziksel çalışmaya dönmeye başladı. İşverenler fiziksel çalışmaya başlayanlar için yeni tedbirler almak zorunda kaldı. Bu yeni tedbirlerin en çok tartışılanı ise; çalışanların aşı veya antikor test bilgilerinin işverenler tarafından talep edilmesi oldu. Türkiye’de, bu uygulamaları bir adım ileri taşıyarak ileri gidip çalışanlarına aşı yaptırmayı zorunlu kılan şirketler bile oldu.

Avrupa Birliği Veri Koruma Denetçisi, Avrupa Birliği içindeki tartışmalara yayınladığı “Avrupa Birliği Kurumlarının  İşyerine Dönüş ve Enfeksiyon Durumunun veya Covid Bağışıklığını Taraması Hakkında Kılavuz” ile son verdi.

Aşı Bilgisi İşveren tarafından tutulamaz

Avrupa Birliği’nde aşılama, belirli sektör çalışanları dışındakilere talep üzerine yapılıyor. Yani Türkiye’de de olduğu gibi belirli sektörde çalışmayanlar için aşı yasal zorunluluk değil. Bu nedenle denetçi tarafından, işverenler aşı bilgisinin veya kanıtının çalışandan istenmesinin gönüllülük esasına dayanan aşı uygulamasının doğasına aykırı olduğunu belirtti.

Bununla birlikte Denetçi’ye göre, kişiler daha büyük bir sağlık sorunu nedeniyle aşı olamıyorsa (hamilelik vb) bu sebebin rızası dışında talep edilmesinin, özel hayatın gizliliği açısından Avrupa İnsan Hakları Beyannamesine aykırı olabileceğini söyledi. 

COVID- Antijen Testi Yapılması ve Sonuçlarının İşlenmesi

Antijen testleri, Covid hastalığının tespitini hızlı (30dk) ve ekonomik şekilde sağlayan ancak doğruluk yüzdesi daha düşük olan bir test sistemidir. Antijen testlerinin hızlı test kitleri olması sebebiyle doğrulukları ve güncellikleri hakkında yanılmalar olabileceğinden, kişilerin mağdur olma riskleri çok yüksek. Bu tür test yönteminin ilgili kişinin rızası olmadan yapılması kişinin fiziksel bütünlüğüne doğrudan müdahale kabul edilmekte. 

Kılavuzda da aşılamanın zorunlu tutulmadığı, çalışma alanlarında test sonucunda elde edilen sağlık verilerinin kişinin açık rızasına dayanarak işlenmesi söz konusu olsa bile, işveren ve çalışan güç dengesi göz önüne alındığında özgür irade konusunun tartışmalı hale geldiği vurgulanmıştır. 

Otomatik Karar Verme Sistemlerine Güvenilmeyecek

Kılavuza göre, sağlık bilgilerini içeren QR kodlarının taranması ile verilere erişim izni sağlanan sistemlere de tam olarak güvenilmemelidir. Zorunlu olarak uygulanan QR kodu uygulaması gibi doğrulama süreci sırasında kişilerin akıbetinin tamamen bir makine karar verme sistemine bırakılması uygun değil. Çünkü, bu tür sistemler kişilerin özel durumlarını göz önünde bulundurmak için tasarlanmamış tamamen 1 ve 0 mantığıyla çalışan sistemler. Bu nedenle eğer bu sistemler kullanılacaksa mutlaka bir insan devreye girmeli  ve veri sahibinin özel durumunu değerlendirmeye veya otomatik kararı geçersiz kılma yetkili olmalı.