Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından düzenlenen Kamu-BİB’28 ve BİMY’32 bütünleşik etkinliğine katılan Avukat Özgür ERALP, Maramiro TV’de sorularımızı yanıtladı.
Özgür ERALP, Türkiye’nin ulusal siber güvenlik kapasitesini artırmak için öncelikli stratejik adımın ne olması gerektiğinden bahsetti.
Özgür ERALP, konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti: “Evet, burada belki insan kaynağı önemli olabilir. O da yapay zekayı kullanabilecek, yani siber güvenlik alanında da bence yapay zeka çok önemli. Çünkü nihayetinde fiziki olarak belli bir donanım, yazılımlar aracılığıyla veya insanlarla yaptığınız, yani siber güvenlik işlemleri yapay zekayla rekabet edemez. Ama bu şu anlama geliyor. Yani yapay zeka şu anda tek başına bir şey yapamayacak. Yapay zekayı kontrol eden, uygulayan, onlara belli komutlarla yönlendiren gerçek kişilere ihtiyacımız var. O yüzden siber güvenlikle ilgili mesela belki bir bilgisayar mühendisliği değil, belki üniversitelerin içerisindeki, evet, bilgisayar mühendisliğinin içerisinde yapay zekaya evrilmiş alanlar olabilir. Veya siber güvenlikle ilgili tek başına bölümler değil. Ama ben muhakkak artık işin içerisinde yapay zekanın olması gerektiğini düşünüyorum. Burada bu yapay zekayı kullanabilecek insan gücünü eğer geliştirebilirsek, yani dünya standartlarına bakıp efendim, bence sadece Amerika değil, Çin örneğin buradaki örneğe bakabiliriz. Rusya’ya buradaki örneklere bakabiliriz. Dünyadaki güçlü ekonomilere, siber güvenlikle ilgili yerlere bakıp orada insan kaynaklarımızı, özellikle yapay zekayı kullanabilecek, yani genç nesil onu da ben, yani genç nesil derken evet on sekizler, yirmi beşler bunları yapsın ama bu işin içerisindeki bir orta otuzlar, kırklar, belki ellili yaşlardaki kişiler de bunları bu ekosistemin içerisinde, siber güvenlik sistemi içerisinde yapay zekayı nasıl kullanıyorlar ve kullandıracaklar öyle bakmaları önemli diye düşünüyorum. “
VİDEO: 155
BAŞLIK: Siber Güvenlikte İnsan ve Yapay Zekâ Gücü
KONUŞMACI: Özgür ERALP – Avukat


