Habercilik etiğinin konuşulmadığı şu zamanlarda SLOT Medya’nın bir deneyi Türkiye’nin acı gerçeğini gözler önüne serdi. ‘Memleket Medyası’ isimli belgeselde yer alan sahte haber skandalı ise bir kez daha Türkiye’de bulunan medyanın açıklarını bizlere gösterdi. Peki yapılan bu deney bizlere neler öğretti? Bu durumun sorumlusu kimler? Medya sahipleri mi yoksa gazeteciler mi?

Son zamanlarda, özellikle sosyal medyada ‘’Apple’ın açığını bulan gençlere para ödülü’’ başlıklı birçok haber karşımıza çıkıyor. Bu haberlerin sahte olduğunu vurgulayan ve yaklaşık 14 yaşından beri siber güvenlik sektöründe çalışan Utku Şen, uzun yıllardır hacking dünyasının içerisinde yer aldığının altını çizdi. Gerek ana akım medyada gerekse sosyal medyada yer alan bu haberlerin sahte ve uydurma olduğunu söyleyen Şen, eskiden muhabirlerin haber peşinde koştuğunu şimdilerde ise bu durumun tam tersi haline geldiğini belirtti. Bir zamanlar Amerika menşeili bir siber güvenlik firmasında çalışmış olan Utku Şen, ‘’Bu siber güvenlik firmasının yaptığı şey; dünyanın her yerinden hacker’lar büyük şirketlerde güvenlik açıkları buluyor, o raporları bize gönderiyorlardı. Biz de bu raporları inceleyip güvenlik açıklarının kritikliğine göre o hacker’lara para ödemesi yapıyorduk. Bunun kararını veren ekipten biriydim aslında ben. Dolayısıyla bu tutarsızlıklar bir araya geldiğinde ben bu haberlerin baştan sona sahte olduğunu anlıyordum.’’ ifadelerini kullandı.

Utku, bu sahte haberleri tamamen ortadan kaldırmak için asılsız bir haber yazıp bunun büyük haber sitelerine düşmesini sağlasa da ne muhabirler ne de medya sahipleri bu olaydan ders çıkartmamış ve bu tarz haberleri yapmaya devam etmiş. O andan sonra aslında günümüzde bulunan bu medyanın ‘tanıtım medyası’ haline geldiğini anlayan Şen, bu belgesel için bir kez daha kolları sıvamış. Ancak görünen o ki uzunca bir süre daha medya kulaklarını bu gerçeklere tıkayacak.

Türkiye’de uzun süredir medyanın sahte haberler yaptığına ne yazık ki şahit oluyoruz. Bu haberlerin ikna gücünün yüksek olması da cabası üstelik. Sahte haberlerin gün geçtikçe artması gazetecilerin utancı değil midir? Bir muhabir nasıl olur da yazdığı haberi hiç kendi akıl süzgecinden geçirmez! Nasıl bir medya bu sahte haberleri sırf para ve reyting uğruna yayınlayarak toplumu yozlaştırmaya çalışır? Bir gazetecinin asıl görevi toplumu bilgilendirmek değil de nedir?

Özellikle büyük haber kuruluşlarının bu sahte haberleri Twitter hesaplarından duyurması yetmezmiş gibi bu haberlere inanların sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Gazetecilik meslek ilkelerinin ve basın ahlakının kalmadığını anladığımız bu belgeselde insanların hala medyaya güvendiğini görüyoruz. İnsanların inandığı medya ise insanları sahte haberlerle oyalıyor.

Sorulması gereken asıl soru ise şu: ‘’Medya, gücünü neden bu asılsız haberlere harcıyor?’’