Somutlaştırılmış birçok dijital paralel evreni içerisinde barındıran Metaverse’te kişisel verilerin geleceği tartışılıyor. Gittikçe popülerleşmeye başlayan ve geleceği şekillendiren Metaverse’teki dijital ayak izi arttıkça kullanıcıların siber saldırılara daha açık hale geleceğini vurgulayan Siberasist Genel Müdürü Serap Günal, bu yeni sanal dünyada bireysel kullanıcıları ve şirketleri veri gizliliği konusunda uyarıyor.  

Metaverse kavramı, kullanıcıların gerçek hayattaki birçok aktiviteyi deneyimlemesine olanak sağlayan somutlaştırılmış paralel dijital evrenleri tanımlıyor. Özellikle Facebook’un Meta ismiyle yeniden markalanması ve geçtiğimiz aylarda düzenlenen lansmanı ile Metaverse kavramı, adından sıkça söz ettiriyor. Mevcut dünya nüfusunun 2,9 milyarının aktif Facebook kullanıcısı olduğu ve 3,51 milyar insanın her ay Meta’nın WhatsApp, Instagram gibi alt markalarından en az birini kullandığı göz önünde bulundurulduğunda bu yeni marka dönüşümü ve paralel bir evrene geçişi, kullanıcı verileri açısından soru işaretlerini barındırıyor. Metaverse şirketlerinin ürün ve hizmetlerini kullanıcı beklentilerine göre geliştirme, reklam ve kullanıcı takibi için giyilebilir teknolojiler, mikrofonlar, kameralar, kalp ve solunum monitörleri ile kullanıcı etkileşimleri gibi birden fazla kanal aracılığıyla daha önce görülmemiş biçimlerde veriler toplayabilecekleri bekleniyor. Metaverse’teki dijital ayak izi arttıkça kullanıcıların siber saldırılara daha açık hale geleceğini vurgulayan Günal, kullanıcıların dikkat etmesi gereken noktaları paylaşıyor.

Nabız ve beyin dalgaları verileri bile analiz edilebilir

Metaverse ile ilgili teknolojilerin devamlı gelişmesiyle birlikte faydalarının yanı sıra daha fazla sorunun ortaya çıkacağı da öngörülüyor. Günümüz internet teknolojilerinde bile hala en çok endişe duyulan ve risk oluşturan konuların başında kullanıcı verilerinin gizliliği geliyor. Ancak Metaverse ile karşılaştırıldığında internette işlenen veri ve bilgi miktarı gerçekten küçük kalıyor. Kullanıcıların alternatif sanal evrende avatar’larını kişiselleştirirken para harcadıklarında ya da sosyalleşmek için iletişime geçtiklerinde veriler üreteceklerini belirten Günal, bu tür yollarla Metaverse’teki dijital ayak izlerinin artmasıyla şirketlerin, kullanıcılara daha sürükleyici bir deneyim yaşatabilmek için nabız, kalp atışı ve beyin dalgaları gibi olağanüstü gibi görünen verileri dahi işlemeye başlayacaklarını aktarıyor. Günal, bu tür verilerin sızdırıldığında ya da kötüye kullanıldığında büyük olasılıkla kullanıcının kimliğini ve gerçek dünyadaki yaşamını riske atan bir durumla karşı karşıya kalınacağına dikkat çekiyor.

Şirketlerin itibarı için daha zedeleyici 

İnternet inovasyonunun üçüncü dalgası yani ‘web 3.0’ olarak adlandırılan Metaverse, şimdiye kadarki diğer tüm platformlardan daha fazla kişisel veriye ulaşabilir olacak. Serap Günal, bu yeni deneyimin şu an kullanımda olan dijital dünyadan daha kapsayıcı olmasıyla hem şirketleri hem de bireyleri finansal açıdan tehdit etmesinin yanında itibarları için de daha zararlı olabileceğini paylaşıyor. Günal, “Metaverse’teki veri gizliliği ve insan hakları sorunlarına yönelik kendi politikalarını ve tutumlarını düşünmeye başlamak şirketlerin kendi sorumluluğunda olmalı. Şirketler, Metaverse’ün potansiyelinden maksimum seviyede faydalanırken verilerini koruma çalışmalarını şimdiden planlamaya başlamalıdır.” şeklinde açıklamalarda bulundu.