Norveçli Telenor’un bir yıldır askeri rejimle yönetilen Myanmar’dan ayrılacağını açıklamasının ardından aktivistler, kişisel verilerin ordunun eline geçeceği korkusunu yaşıyor.

GSM operatörü Telenor’un Myanmar’dan çekilme ihtimali, kişisel verilerin Norveç merkezli çok uluslu şirketin elinde güvende olduğunu düşünen demokrasi yanlısı aktivistleri endişelendiriyor.

Ülkede geçen yıl şubat ayında yapılan darbenin ardından çok sayıda aktivist, askeri yönetimden gizlenmeye çalışmıştı. Ancak demokrasi taraftarı muhalifler, ordunun kontrolü dışındaki ağlarda sorun yaşamayacakları düşüncesinden hareketle bu süre içinde aileleri ve arkadaş çevreleriyle telefon görüşmelerini devam ettirdi.

Temmuz ayında, Telenor’un Myanmar’dan ayrılacağını ve şirketin yüzde 100’ünü Lübnanlı bir yatırım grubu olan M1’e satacağını açıklaması  üzerine bu güvenlik duygusu yerini endişeye bıraktı. Çok sayıda aktivist devir esnasında kişisel verilerinin ordunun eline geçebileceği endişesini yaşıyor. Tüm telekom şirketleri gibi, Myanmar’daki dört büyük operatörün de telefon görüşmelerinin meta verilerinin kaydını tutuğu biliniyor.

470’den fazla sivil toplum grubu, veri güvenliğini sağlamak adına Temmuz ayında Telenor’un satışına karşı şikayette bulundu. Sivil toplum grupları, Norveç’in Avrupa’nın veri koruma yönetmeliğine riayet etmesinden hareketle şirketten kişisel veri kayıtlarını silmesini talep eden mektuplar gönderirken, Telenor’un bu yönetmeliğin Myanmar için geçerli olmadığını ifade eden cevabı büyük hayal kırıklığına sebep oldu.

Aktivistlere yardımcı olan Hollandalı bir grup olan SOMO’da kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Joseph Wilde-Ramsing, “Endişe, rejimin bu verilerin kontrolünü ele geçirmesi halinde ağların kökünü kazıyabilecek olması. Tek bir kişiyi ve numarayı dahi bulurlarsa, o numaranın kiminle temas halinde olduğunu görebilir ve aile üyelerini, ağ bağlantılarını ve diğer aktivistleri takip edebilir ve bu bilgileri insanları hedef almak için kullanabilirler.” şeklinde konuştu.

Ülkeden çekilme kararlarının ulusal yasaların kendilerinden taleplerinin uluslararası kanunlar ve insan haklarıyla çelişmesine bağlayan firma yetkilileri, şirketin ülkedeki şubesini satın alacak firmanın meta verilere sahip olacağı iddialarını reddetmemesi ise dikkat çekti.

Söz konusu bilgi transferi, ‘hizmetlerin aksamadan devam ettirilebilmesi’ ihtiyacına bağlanırken, Telenor’un askeri rejimle yönetilen ülkeden ayrılma kararını anlayışla karşıladıklarını ifade eden muhalifler ise firmaya çekilme sürecinde 18-19 milyona varan müşterilerin kişisel verilerinin güvenliğini sağlama çağrılarına destek arıyor.