Uzmanlar, ebeveynleri sosyal medyadaki sanal ünlülere karşı uyarıyor. Giderek sayıları aratan sanal ünlüler, çocuklar için yeni bir çevrimiçi tehdit olabilir.

Deep Fakes, kısa bir sürede ünlenen ve insanların, ünlülerin fotoğraflarını istedikleri şekillerde değiştirerek kullanmalarına olanak sağlayan bir akımdı. Bu ve Virtual Influencer olarak adlandırılan ve oldukça gerçekçi gözüken karakterlerin, çocukları kolayca manipüle edebileceklerine dair endişeler gündeme geldi. Sosyal medya araştırma şirketlerinin birçoğu da bu durumun çocukları kolaylıkla etkileyebileceğini savunuyor.

Sanal ünlü akımının öncülerinden olan Lil Miquela, Instagram’da 1,6 milyon takipçisi bulunan şarkıcı ve model olarak nitelendiriliyor. Yine aynı şekilde tasarlanmış olan Bermuda’nın 172 bin takipçi bulunuyor. Ayrıca Bermuda’nın başka bir sanal ünlü olan Blawko ile kurgusal bir ilişkisi bulunuyor. Blawko’nun ise 145 bin takipçisi var. İkili; daha önce Spotify, Fendi ve Absolute Vodka’nın reklamını yapmak için kullanılmıştı.

Sanal ünlüler nasıl bir tehdit oluşturuyor?

Psikolog Dr. Linda Papadopulos, “Sanal ünlüler, markalara ve şirketlere bir düğmeye tıklayarak genç kitleye hitap etme olanağı sağlıyor. Bu; şirketlerin, en etkili görüntü dizisini oluşturmak için canlı verileri kullanarak gençleri kolayca manipüle etmelerine olanak sağlıyor” açıklamalarını yaparak sorunun büyüklüğüne dikkat çekti. Sanal ünlüler, kimi zaman kendilerini robot olarak nitelendiriyor kimi zaman da insanmış gibi davranıyorlar. Bu da şirketlerin karma gerçeklik olarak adlandırdıkları bir taktik.

Bunlara örnek olarak Lil Miquela’nın yakın zamanda paylaştığı bir gönderiyi ele alabiliriz: “Dinlediğim şarkıların Spotify’da bir listesini tutuyorum ama bunların dışında Skee Mask ve Nina Kraviz’i de sıklıkla dinliyorum. Geçenlerde sevdiğim bir Lizzo şarkısının harika bir remix’ini buldum ama tabii ki Billie Eilish ve Slayyyter şarkıları sürekli çalmaya devam ediyor.” Miquela’nın paylaşımlarının bazıları, gerçek müzisyenlerle sahne arkasında poz verdiğini gösteriyorken bazıları da siyasi mesajlar içeriyor.

Papadopulos, “Bu tarz mesajlar, çocuklar için tehlikeli olabilir. Çocukların bir rol modele ihtiyacı oluyor ve bu sanal karakterleri rol model olarak alıyorlar fakat bunlar, şirketler tarafından yaratılıyor, gerçek değiller ve tek amaçları mesaj vermek. Verdikleri mesajlar, çocukları eğitmekle ilgili değil. Sadece bizleri endişelendiriyorlar ve tedirgin ediyorlar. Düşünmemiz gereken şeyler, çocuklarımızın kişilerden mi gruplardan mı etkilendikleri” ifadelerini kullandı.

Anna Freud Merkezi’nin çocuk ruh sağlığı merkezi genel müdürü Peter Fonagy, sanal ünlülerin, insanların başkalarına güvenmesine olanak sağlayan derin bir psikolojik süreci taklit edilmek için bilgisayarlar tarafından tasarlanmış projeler olduğunu öne sürdü ve “Sorun, yapay zekânın da bu süreci taklit edebilmesi. Yeterli sayıda insanın bu tasarlanan şeylere güvenmesini sağlamak için bilgisayarları kodlayabilirsiniz. Bir panik yaratmıyorum fakat bilgisayarların insanlara has olan bu süreci taklit edebileceklerini görebiliyoruz” sözleriyle sorunun farklı bir boyutunu ele aldı.

Fonagy, ayrıca reklam şirketlerinin birkaç sene içerisinde makineleri, takipçiler hakkındaki verileri incelemek ve analiz etmek için kullanabileceklerini ve bu sayede kendi içeriklerini üretmeye olanak sağlayabileceklerini belirtti. İngiltere’de bir fotoğraf sanatçısı olan Cameron-James Wilson’ın, Smart Cars, Ellesse ve KFC’nin reklamını yapmak için bir sanal model kullandığına şahit olmuştuk. Bu durum da Fonagy’nin bahsettiği sorunla örtüştürülebilir.

Fonagy, “Ortada gerçek olmadığına dair hiçbir ipucu vermeyen sanal ünlü hesapları dolaşıyor ve bu gerçekten endişe verici. Bir hesabı beğenip takip ediyorsunuz ama o hesabın arkasında tamamen farklı biri olabilir. Ayrıca bu kullanıcı, kendi görüşlerini empoze etmeye çalışıyor da olabilir. Hesapların politik görüşlerinin olması son derece tehlikeli bir durum” açıklamalarını yaptı.

Çok uluslu bir iletişim ajansı olan Edelman İngiltere’nin başkanı Philip Trippenbach, “Sanal ünlüler gerçek bir insan olmamanın havalı olduğunu düşünen kullanıcılar için ilgi çekici olabilir fakat algoritmik iletişimin kuvvetli olduğu bu çağda sahip olunan bu güç korkutucu olabiliyor. Ebeveynlerin bu konuya dikkat etmeleri gerekiyor” açıklamalarını yaptı.