Yapay zekâ ve deepfake teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, ses ve yüz klonlama yoluyla gerçekleştirilen siber dolandırıcılık vakaları artış gösteriyor. Kısa ses ve görüntü kayıtlarından yararlanan saldırganlar, kişilerin yakınlarını taklit ederek acil para taleplerinde bulunabiliyor veya sahte içeriklerle şantaj girişimlerinde bulunabiliyor. Bu tür saldırıların, “hizmet olarak dolandırıcılık” modeliyle daha geniş kitlelere yayıldığı belirtiliyor.
Uzmanlar, siber suçluların teknik sistemlerden çok insan psikolojisini hedef aldığını vurguluyor. Sosyal medyada paylaşılan içeriklerin, bu tür saldırılar için veri kaynağı olarak kullanıldığı ifade edilirken; özellikle panik ve aciliyet hissi yaratan senaryoların kurbanları hızlı karar almaya zorladığına dikkat çekiliyor. Bu durumun yalnızca maddi kayıplara değil, güven duygusunun zedelenmesine de yol açtığı belirtiliyor.
Kullanıcıların bu tür tehditlere karşı dikkatli olması öneriliyor. Acil para taleplerinin farklı kanallardan doğrulanması, sosyal medya gizlilik ayarlarının sıkılaştırılması ve şüpheli içeriklere karşı temkinli yaklaşılması alınabilecek önlemler arasında yer alıyor. Ayrıca, olası dolandırıcılık girişimlerinde resmi kurumlara başvurulması ve doğrulama amaçlı dijital araçlardan yararlanılması tavsiye ediliyor.


