Şirketler ve kullanıcılar yeni nesil ve üst düzey koruma araçlarına ihtiyaç duyuyor. Öyle ki yapılan araştırmalara göre, şirketler sıfır güven segmentasyonlarıyla yıl içerisinde 5 büyük siber saldırıdan korunuyor ve 20 milyon dolar tasarruf sağlıyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez’e göre de eski ağ güvenlik modellerinin yetersiz kalırken, sıfır güven yaklaşımına dair çalışmalar şirketlere büyük kazançlar sağlıyor.

Günümüz ekosistemlerinde tek bir kuruluş; birden fazla dahili ağı, kendi yerel alt yapısına sahip ofisleri veya bulut hizmetlerini yönetebiliyor. Yaşanan bu karmaşıklık düzeyi ise eski ağ güvenlik modellerinin yetersiz kalmasına neden oluyor. 8 ülkede bin BT uzmanıyla gerçekleştirilen ‘Sıfır Güven Etkisi Raporu’ göre, sıfır güven segmentasyonu yılda 5 siber felaketten kullanıcıları koruyor ve 20 milyon dolar tasarruf etmelerini sağlıyor. Giderek karmaşıklaşan ve artan siber saldırılar karşısında sıfır güven yaklaşımının şirketleri korumak için üst düzey bir performans sergilediğine dikkat çeken Evmez, şirketler ve kullanıcılar için temel bir ihtiyaç halini alan sıfır güven yaklaşımının verilerin korunması noktasında önemli bir rol oynadığını aktarıyor.

Başarılı siber saldırıların yüzde 82’si fidye ödemesiyle sonuçlanıyor

Dijital dönüşümün yarattığı hiper bağlantı, siber saldırı yüzeylerini genişletiyor. Kuruluşları daha önce hiç karşılaşmadığı risklere maruz bırakan hiper bağlantılar en çok tedarik zinciri, sıfır gün ve fidye yazılımı saldırıları olarak görülüyor. Özellikle araştırmaya katılan BT uzmanlarının yüzde 36’sı son iki yılda en az bir başarılı fidye yazılımı saldırısının kurbanı olduklarını dile getiriyor. Başarılı bir saldırının kurbanı olan katılımcıların yüzde 82’si de fidye ödendiğini söylüyor. Fidye saldırılarında ortalama 495 bin dolarlık bir ödeme yapıldığına dikkatleri çeken Evmez, sıfır güven segmentasyonu ile fidye maliyetlerinin büyük ölçüde azaltılabileceğini hatta ortadan kaldırılabileceğini dile getiriyor.